T C. Anayasa Mahkemesi

T C. Anayasa Mahkemesi

Üst Kurul kadrolarına atanacakların, 657 sayılı Kanunun 48 inci maddesinde belirtilen şartları taşımaları gerekir. Söz konusu kadrolara yapılacak atamalara ilişkin diğer hususlar Üst Kurul tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. A) Medya hizmet sağlayıcı kuruluşlardan alınacak yayın lisansı ücretleri. (5) Sosyal güvenlik kuruluşlarının herhangi birinden emekli aylığı almakta olanlardan Üst Kurul üyeliklerine seçilenlerin, istekleri hâlinde emekli aylıkları kesilir ve sigorta primleri 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında ödenir. Bu şekilde emekli aylıklarını kestirmek suretiyle yeniden sigorta primi ödeyenlerin görev sürelerinin bitiminde emekli aylıkları genel hükümlere göre yeniden belirlenir. J) 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ve ilgili mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla ve bireysel amaçlı iletişim yöntemleri hariç, teknolojik gelişmelere bağlı olarak ortaya çıkan yeni yayın iletim yöntemleri de dâhil olmak üzere yayın hizmetleri ile ilgili düzenlemeler yapmak ve deneme yayını izni vermek. (1) Medya hizmet sağlayıcılar, Yüksek Seçim Kurulu tarafından ilân edilen seçim döneminde, yayın yasaklarının başlayacağı saate kadar siyasî parti ve aday reklamları yayınlayabilir. (1) İlgili mevzuata uyulması ve kamu düzeni ve genel ahlaka aykırı olmamak şartıyla, her türlü ad ve bu adı tasvir eden blok grafikler logo olarak; sesli duyurular ise çağrı işareti olarak kullanılabilir.

Hukuk sistematiğine tamamen aykırı olan bu kurum Anayasanın pekçok maddesine de aykırıdır.

Kuralla,bildirimin yapıldığı tarihi izleyen beşinci günün sonu itibarıyla tebligatyapılmış sayılması öngörülmek suretiyle dava açma süresinin başlamasına nedenolunduğu gözetildiğinde mahkemeye erişim hakkına yönelik bir sınırlamayapıldığı açıktır. Bu haliyle düzenleme hem Anayasal ilkelere hem de uluslararasıinsan hakları standartlarına aykırıdır\. Mobil uygulamamız üzerinden istediğin yerde, istediğin zaman oyna. bahsegel.com giriş www.petereastman.com\. Özel şirketlere temel haklara müdahaleyetkisi verilmesi, hatta bunun yasa ile zorunlu hale getirilmesi baştaAnayasanın 5. Maddesinde devlete yüklenen pozitif ödevin ihlali anlamınagelmektedir. Her ne kadar yasa koyucu; suç kastının, bildirilen içeriğinorantılı ve gerekli incelemesinin yokluğundan çıkarılabileceğine ilişkin birkayıt koymuşsa da, bu norm, kapsamı belirlenebilir şekilde yazılmamıştır.Ayrıca, örneğin bildirim sayısının çokluğunun dikkate alınması gibi, cezaisorumluluğu kaldıran başka herhangi bir hüküm getirilmemiştir. Bu haliyle kural öngörülemezdir ve bir kanunda bulunması gerekenöngörülebilirlik ve keyfi müdahalelere karşı güvence içerme niteliklerinitaşımadığından temel hakların kanunla sınırlandırılması ilkesini de ihlaletmektedir. Tanımda yer alan “sosyal etkileşim”, “oluşturma”, “görüntüleme”ve “paylaşma” gibi kavramlar da hukuken belirsizdir. (12) Emeklilik bakımından; başkan yardımcıları bakanlık genel müdürü, daire başkanları bakanlık genel müdür yardımcısı, I. Hukuk Müşaviri, Üst Kurul uzmanları Adalet uzmanı, Başkanlık müşaviri Üst Kurul müşaviri, uzman denetçi bakanlık müşaviri ile denk kabul edilir. Diğer unvanlardaki personele 657 sayılı Kanundaki eşdeğer kadrolara ilişkin hükümler uygulanır. (6) Üst Kurul personeli, kadro karşılığı sözleşmeli statüde istihdam edilir, ücret ve malî haklar dışında her türlü hak ve yükümlülükler yönünden 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabidir. Personelin ücretleri ile diğer malî hakları toplamı, Üst Kurul üyeleri için yapılan ödemelerin toplamını geçmemek üzere kurum içi hiyerarşi de gözetilerek Cumhurbaşkanınca belirlenen esaslar çerçevesinde Üst Kurul tarafından tespit edilir.

Ancak yukarıda belirtilen hakların sınırlandırma nedenleri arasındavergi elde etme amacı yer almadığı gibi başka bir ülkede o ülke yasalarına görekurulan ve faaliyetlerini başka bir ülkede yürüten bir işletmeninkazançlarından vergi elde etme isteğinin ne ölçüde meşru bir amaç olduğu datartışmalıdır. Nihayetinde Türk vatandaşları tarafından hizmetlerindenyararlanılmış olması bu şirketlerin Türkiye’de faaliyet gösterdiği anlamınagelmemektedir. Eğer devlet söz konusu hizmetten yararlanan Türk vatandaşlarınınharcamalarından vergi almak istiyorsa bunun yolu vergi kanunlarında değişiklikyapmaktır. Temsilci atama zorunluğu serbest ticaret ilkelerine aykırıolduğu gibi, amacı da sosyal medya üzerinde sansür sağlamak olduğuanlaşılmaktadır. Zira dünyada sosyal medya platformlarına en çok içerik çıkarmatalebi Türkiye’den gitmektedir. Bu platformlar şeffaflık ilkeleri gereğikendilerine gelen içerik çıkarma taleplerine ilişkin istatistikleriyayınlamaktadırlar. Platformlar kendi etik değerlendirmelerine göre nefretsöylemi, ırkçılık, terör tehdidi, şiddet savunuculuğu, tehdit, sövme, hakaretolarak gördükleri içerikleri çıkarmaktadırlar. Ancak Türkiye’den gönderilentaleplerin önemli bir kısmı bu platformların tabi olduğu ülkelerin hukukuna yada uluslararası hukuka göre ifade ve basın özgürlüğü kapsamında kaldığından,platformlar tarafından söz konusu talepler yerine getirilmemektedir. KVKK’dan farklı olarak Tüzük kapsamında unutulma hakkıkapsamında değerlendirilebilecek olan ilgili kişinin taleplerinin üçüncükişilere de iletilmesi Tüzüğün 17(2) maddesi kapsamında özel olarakdüzenlenmiştir. Ancak bu mutlak bir yükümlülük olmayıp, mevcut teknolojiışığında bu yükümlülüğün yerine getirilmesinde veri sorumlusunun makul çabasıbeklenmektedir. Hükmün uygulanabilmesi için silme talebinin iletildiği verisorumlusunun verileri kamuya açık hale getirmiş olması gerekmektedir.

Siyasî parti gruplarının ikinci fıkraya göre belirlenen kontenjanlarından Üst Kurula seçilecek üyelerin sayısından fazla verilen oylar geçersiz sayılır. (3) Multipleks işletmecileri, Üst Kurulca durdurulmasına karar verilen yayınların iletimini Üst Kurul kararının tebliğini takiben derhal durdurmak zorundadır. Yapılan tebliğe rağmen bu yayınları iletmeye devam eden multipleks işletmecilerinin yayın iletim yetkisi, Üst Kurul tarafından iptal edilir ve bu durum Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna bildirilir. (1) Yayın lisansı verilen bir anonim şirketin hisse devirleri, devir tarihinden itibaren otuz gün içinde, ortakların ad ve soyadları ile hisselerin devri sonucunda oluşan ortaklık yapısı ve oy payları hakkındaki bilgilerle birlikte Üst Kurula bildirilir. (2) Önemli olayları yayınlayacak televizyon yayıncıları, önemli olaylar listesinde yer alan olayların ülke geneline şifresiz ve ücretsiz olarak yayınlanmasını sağlar. (3) Genel ve tematik içerikli yayın yapan televizyon kuruluşlarının, çocuk yayınlarında çizgi filmlere yer vermeleri hâlinde, çizgi filmlerin en az yüzde yirmisinin, diğer çocuk programlarının en az yüzde kırkının Türkçe dilinde üretilmiş yapım olması ve Türk kültürünü yansıtması zorunludur.

Madde Anayasanın 2., 5., 7., 10., 13., 20., 22.,25., 26., 27., 28., 36., 38. Maddelerine aykırıdır, iptal edilmesigerekir. Onuncu fıkrada ise maddenin uygulanmasına ilişkin usul veesasların Kurum tarafından belirleneceği kuralına yer verilmiştir. Buna göremaddenin uygulanmasıyla ilgili usul ve esasları BTK belirleyecektir. Önceliklemadde öngörülen tüm düzenlemelerin Anayasaya aykırı olduğu yukarıda ayrıntılıolarak açıklanmıştır. Dolayısıyla anayasaya aykırı olan kurallarınuygulanmasına ilişkin usul ve esaslar da anayasaya aykırı olacaktır. Diğer taraftan bu yükümlülük bütün sosyal ağ sağlayıcılaraçısından değil, Türkiye’den günlük erişimi bir milyonun üzerinde olan ağsağlayıcılar için geçerlidir.

Diğer taraftan kuralda hiçbir ilke ve ölçüt belirtilmeden BTKbaşkanına alt sınırdan on kat uzaklaşarak ceza verme yetkisi tanınmıştır.Başkan bir yer sağlayıcıya verilecek cezanın yüzbin TL mi yoksa bir milyon TLmi olacağına tamamen keyfi bir şekilde karar verebilecektir. Yasanın bir idaribirim olan BTK başkanına tanımış olduğu bu yetki, yasal düzenlemenin özüne veniteliğine aykırıdır. Asgari ve azami ceza hadleri arasıdaki on katlık fark,adeta birbirinden farklı iki cezanın aynı düzenlemeye dayanarak keyfî şekildeverilebileceğine tekabül etmektedir. Dolayısıyla belirtilen ceza miktarının altsınırı ile üst sınırı arasındaki aşırı fark belirsizliğe ve yasaya tabi olankişiler açısından öngörülemezliğe neden olmaktadır. Kuralda bu yetkinin keyfikullanılmasını önleyecek herhangi bir ceza tayin ölçütüne ve güvenceye de yerverilmemiştir. Bu belirsizlik hukuk devleti ilkesinin temel esaslarından biriolan hukuki güvenlik ilkesine açıkça aykırı olduğu gibi, hukuk devletinin tamkarşıtı olan keyfi yönetime olanak tanımaktadır. Bu nedenle Kural Anayasanın 2.maddesine de aykırıdır. Maddesinin altıncı fıkrasında yersağlayıcılık bildiriminde bulunmayan veya bu Kanundaki yükümlülükleri yerinegetirmeyen yer sağlayıcı hakkında Başkanlık tarafından idari para cezasıverilmesini öngörmektedir. Verilecek ceza değişiklik öncesinde “on bin TürkLirasından yüz bin Türk Lirasına kadar” şeklinde iken yapılan değişikliklecezanın miktarı yüz bin Türk lirasından bir milyon Türk lirasına” kadar şeklindeöngörülmüştür. Yani getirilen değişiklikle uygulanacak idari para cezasının altve üst sınırının miktarı on kat artırılmıştır.

Bu cezanınmiktarı bir milyon Türk Lirasına kadar olabilecektir ve bu konuda tüm yetki BTKbaşkanına verilmiştir. Maddesinde “Herkes, dilediği alandaçalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Söz konusu madde kapsamında teşebbüs özgürlüğügüvence altına alınmıştır. Bu hakka yönelik müdahalelerin de kanunlaöngörülmesi zorunludur. Ne var ki, yukarıda açıklanan belirsizlik bu hakbakımından da kanunla müdahale ilkesine aykırılık oluşturmaktadır ve kural bunedenle Anayasanın 48. Bu tanım incelendiğinde sosyal etkileşim amacına yönelik metin,görüntü, ses ve konum gibi verileri oluşturmalarına, görüntülemelerine veyapaylaşmalarına imkân sağlayan gerçek ve tüzel kişilerden söz edilmektedir.Ancak sosyal etkileşim kavramı tanımlanmadığından somut olarak hangiplatformların tanım kapsamına girdiğini tespit etmek neredeyse imkansızdır. Bumuğlaklık idareye yükümlülük sahibi kişileri belirlemede geniş bir takdiryetkisi vermekte ve yasada öngörülen yaptırımları uygulama bakımından keyfidavranma ihtimalini beraberinde getirmektedir. Örneğin, okuyucu yorumlarınaimkân veren blogların tanım kapsamına girip girmediği anlaşılmamaktadır.

Bu tanımlar göz önündebulundurulduğunda 7253 sayılı Kanun ile yapılan sosyal ağ sağlayıcı tanımıinternet ortamı içerisinde faaliyet gösteren aktörlerden yer sağlayıcılarkümesinde çerçevesi belirli ve kesin bir grubu ifade etmemektedir. Öngörülentanım pek çok bakımdan belirsizlikler içermektedir. Bu belirsizlik kaçınılmazolarak yasada öngörülen yükümlülükler ve uygulanacak yaptırımlar bakımındanöngörülemezlik doğurmaktadır. Öyle ki sosyal ağ sağlayıcıların bir yersağlayıcı alt kümesi olarak düzenlenmemiş olması sebebi ile haberleşme vekişisel kullanım amaçlı platformların bu kapsamda değerlendirilipdeğerlendirilemeyeceği uygulamada tereddüt yaratmaktadır. Dava konusukurallar idari bir makama (başkana), yayına konu içeriklerde yer alan kişilerinhaklarında suç işlediklerine dair kesinleşmiş bir bir yargı kararı olupolmadığını dikkate almadan, bu kişilerin suç işlediği varsayımından hareketleiçerik çıkarılmasına karar verme yetkisini tanımaktadır.

Ancak bu içerikçıkarma işlemi tamamen sosyal ağ sağlayıcıların yetkisine bırakılmıştır. Üçüncü olarak, 5651 sayılı Kanunun 9. Maddesinde yer alanerişimin engellenmesi tedbiri keyfi müdahalelere karşı hiçbir güvenceiçermemektedir. Erişimin engellenmesi talebi konusunda sulh cezahakimliklerinin 24 saat içinde karar vermesi gerekmektedir ve bu sürece içeriksahiplerinin katılımı mümkün değildir. Bu kapsamda içerik sahipleri kararınverilmesi aşamasında iddia ve savunmalarını ileri süremedikleri gibi sonrasındada itirazları hiçbir şekilde dikkate alınmamaktadır. Dolayısıyla yüz binlerceiçerik, sahiplerinin haberi dahi olmaksızın saatler içerisinde, çelişmeli biryargılama yapılmaksızın verilmiş kararlarla sonsuza kadar erişime engellenmekteya da içerik çıkarılmaktadır. İdari tedbir olarak uygulanan içeriğin çıkarılması kararınınyukarıda belirtilen temel haklara ağır bir müdahale teşkil ettiği açıktır.İçeriğin çıkarılması halinde içerik tamamen ortadan kaldırıldığındansoruşturmanın takipsizlikle ya da yargılamanın beraatla sonuçlanması halindeiçeriğin tekrar yayınlanması mümkün olmayacaktır. Kaldı ki erişiminengellenmesi ile elde edilemeyen bir sonucun içeriğin çıkarılmasıyla eldeedilmesi de söz konusu değildir. Suç oluşturduğu ileri sürülen içeriğin erişimeengellenmesi ile istenilen kamu yararı amacı gerçekleştirildiğinden daha ağırsonuçlar doğuran içeriğin çıkarılması tedbirine yer verilmesi gereklilikunsuruna aykırılık oluşturduğundan ölçülü değildir.